Maaş bordroları, çalışan ile işveren arasındaki en önemli resmi belgelerden biridir. Ancak bordroda yer alan bazı kalemler, çalışanlar tarafından yeterince anlaşılmadığında güvensizlik yaratabilir. Özellikle adı açıkça neyi ifade ettiği belli olmayan kesintiler, çalışanların maaşlarında “haksız kesinti yapıldı mı?” endişesi yaşamasına neden olur. Bu noktada en sık karşılaşılan ve en çok soru işareti yaratan kalemlerden biri de “sair kesinti” ifadesidir.
Sair kesinti, doğru şekilde tanımlanıp belgelenmediğinde hem çalışan memnuniyetini düşürebilir hem de işveren açısından ciddi hukuki riskler doğurabilir. Bordroda yer alan her kesintinin açık bir dayanağa sahip olması, şeffaflık ve mevzuata uyum açısından kritik öneme sahiptir. Bu nedenle sair kesintinin ne olduğu, hangi durumlarda uygulanabileceği ve nasıl yönetilmesi gerektiği hem çalışanlar hem de İK ve bordro ekipleri tarafından net şekilde bilinmelidir.
Çalışan Maaşında Sair Kesinti Nedir?
Sair kesinti, maaş bordrosunda sıkça karşılaşılan ancak çalışanlar tarafından çoğu zaman anlamı net olarak bilinmeyen kesinti türlerinden biridir. Bordroda “sair kesinti” ifadesini gören çalışanlar, bu tutarın neden kesildiğini sorgularken; işverenler açısından ise bu kalemin yanlış, belirsiz veya açıklamasız kullanımı ciddi hukuki riskler doğurabilir.
Maaşta sair kesinti; SGK primi, gelir vergisi veya damga vergisi gibi yasal ve zorunlu kesintiler dışında kalan, genellikle çalışana özel nedenlerle yapılan kesintileri ifade eder. Bu kesintiler her çalışan için aynı olmayabilir ve çoğu zaman belirli bir duruma, belgeye veya onaya dayanır.
Bu yazıda; sair kesinti nedir, maaşta sair kesinti hangi durumlarda uygulanır, bordroda sair kesinti ne anlama gelir, yasal sınırları nelerdir ve nasıl yönetilmelidir gibi sorular tüm yönleriyle ele alınmaktadır. Amaç, hem çalışanların bordrolarını daha iyi anlamasını sağlamak hem de işverenlerin sair kesinti uygulamalarında mevzuata uygun ve şeffaf bir yaklaşım benimsemesine katkı sunmaktır.
Sair Ne Demek?
“Sair” kelimesi Türkçede “diğer, kalan, farklı” anlamına gelir. Günlük dilde çok sık kullanılmasa da bordro ve muhasebe terminolojisinde önemli bir yere sahiptir.
Bordro uygulamalarında sair kavramı, standart ve yasal kesinti kalemleri dışında kalan tüm kesintileri ifade eder. Yani SGK primi, gelir vergisi veya damga vergisi gibi kanunen zorunlu kalemler dışındaki kesintiler, genellikle “sair” başlığı altında toplanır.
Sair Kesinti Ne Demek?
Sair kesinti; SGK primi, gelir vergisi, damga vergisi gibi yasal ve zorunlu kesintiler haricinde, çalışanın maaşından yapılan diğer tüm kesintileri kapsayan genel bir ifadedir. Bordro terminolojisinde “sair” kelimesi, standart dışı ve duruma bağlı kesintileri tanımlamak için kullanılır.
Bu kesintiler çoğu zaman çalışanın özel bir durumu, önceki dönemden kalan bir borç, hukuki bir karar veya çalışanın açık ve yazılı onayı ile ortaya çıkar. Bu nedenle sair kesinti, her çalışan için aynı şekilde uygulanmaz ve kişiye özeldir. Aynı işyerinde çalışan iki personelin bordrosunda farklı sair kesinti kalemleri yer alması mümkündür.
Sair kesintinin en önemli özelliği, otomatik ve sürekli bir kesinti olmamasıdır. Belirli bir gerekçeye dayanmalı, geçici nitelik taşımalı ve bordroda açık şekilde açıklanmalıdır. Aksi halde sair kesinti, çalışan açısından haksız kesinti algısı yaratabilir ve işveren için hukuki itirazlara konu olabilir.
Bu nedenle işverenlerin sair kesintileri uygularken mutlaka yasal dayanağı belgelemeleri, çalışanları bilgilendirmeleri ve bordroda açıklayıcı ifadelere yer vermeleri gerekmektedir.
Bordroda Sair Kesinti Ne Anlama Gelir?
Bordroda “sair kesinti” satırının yer alması, maaştan yapılan kesintinin SGK primi, gelir vergisi veya damga vergisi gibi standart yasal kesintiler dışında, özel bir nedene dayandığını gösterir. Bu ifade, kesintinin kişiye özgü ve duruma bağlı olduğunu işaret eder.
- Kesinti, belirli bir gerekçeye veya belgeye dayanır.
- Çoğu zaman çalışanın yazılı onayı ya da mahkeme ve icra kararı gerektirir.
- Açıklaması net değilse işveren açısından hukuki risk oluşturur.
Sair kesintinin bordroda yer alması tek başına hukuka aykırı değildir; ancak bu kesintinin hangi nedene dayandığı açıkça belirtilmelidir. Bordroda yalnızca “sair kesinti” ifadesinin bulunması, çalışan açısından yeterli açıklama sağlamaz. Bu nedenle kesintinin içeriği, mümkün olduğunca detaylı ve anlaşılır şekilde belirtilmelidir.
Açıklamasız veya uzun süre boyunca tekrar eden sair kesintiler, denetimlerde ve iş uyuşmazlıklarında işveren aleyhine yorumlanabilir. Özellikle çalışanın onayının bulunmadığı durumlarda, bu tür kesintiler ücret alacağı davalarına konu olabilir. Bu nedenle bordroda şeffaflık, sair kesinti yönetiminde en kritik unsurlardan biridir.
Sair Kesinti Türleri Nelerdir?
Sair kesinti tek tip bir uygulama değildir; farklı gerekçelere dayanan birçok kesinti türünü kapsayan genel bir bordro kalemidir. Bu kesintiler, çalışanın kişisel durumu, iş ilişkisinin niteliği veya hukuki yükümlülükler doğrultusunda ortaya çıkabilir.
Sair kesintilerin ortak özelliği, kanunen zorunlu olmamaları ve çoğu durumda özel bir dayanak gerektirmeleridir. Bu dayanak; çalışanın yazılı onayı, mahkeme veya icra kararı ya da iş sözleşmesinde yer alan açık bir hüküm olabilir. Aksi hâlde yapılan kesintiler hukuka aykırı kabul edilebilir.
Uygulamada en sık karşılaşılan sair kesinti türleri; avans ve borç geri ödemeleri, icra ve nafaka kesintileri, hasar veya zimmet kaynaklı kesintiler ile sendika aidatları ve özel sigorta katkı paylarıdır. Bu kesintilerin her biri farklı hukuki şartlara tabidir ve aynı bordroda farklı gerekçelerle yer alabilir.
Bu nedenle bordroda sair kesinti yer alıyorsa, kesinti türünün açıkça belirtilmesi hem çalışan bilgilendirmesi hem de işverenin hukuki güvenliği açısından büyük önem taşır.
Avans ve Borç Kesintileri
Çalışana verilen maaş avansları veya şirket içi borçlar, geri ödeme sürecinde sair kesinti olarak bordroya yansıtılabilir. Bu tür kesintiler genellikle çalışanın talebiyle yapılan ödemelerin daha sonraki maaşlardan mahsup edilmesi şeklinde uygulanır.
- Maaş avansı
- Şirket içi borçlar
Avans ve borç kesintilerinin yasal olabilmesi için çalışanın bu kesintilere açıkça onay vermiş olması gerekir. Yazılı onay bulunmadan yapılan kesintiler, ücret alacağı kapsamında değerlendirilerek işveren aleyhine sonuçlar doğurabilir.
Burada önemli bir noktanın altı çizilmelidir: Patron PDKS sistemi içerisinde detaylı puantaj tabloları sayesinde çalışanın fazla mesai, devamsızlık ve eksik gün bilgileri net biçimde izlenebilir. Bordro tarafında yapılan avans geri ödeme hesaplamaları, bu puantaj verileri esas alınarak daha doğru ve şeffaf şekilde gerçekleştirilebilir.
Bu yaklaşım, bordro ile fiili çalışma verileri arasında tutarlılık sağlar ve olası itirazların önüne geçilmesine katkı sunar.
İcra ve Nafaka Kesintileri
Mahkeme veya icra müdürlüğü kararına dayanan kesintiler de sair kesinti kapsamında bordroda gösterilebilir. Bu tür kesintiler, çalışanın kişisel borçları veya aile hukuku kapsamındaki yükümlülükleri nedeniyle maaşından yapılan yasal kesintilerdir.
- Maaş haczi
- Nafaka ödemeleri
İcra ve nafaka kesintilerinde çalışanın ayrıca yazılı onayı aranmaz; kesinleşmiş mahkeme kararı veya icra müdürlüğü yazısı kesinti için yeterli hukuki dayanak oluşturur. İşveren, kendisine tebliğ edilen bu kararları eksiksiz ve zamanında uygulamakla yükümlüdür.
Uygulamada, maaş haczi belirli oranlarla sınırlandırılmıştır ve çalışanın geçimini tamamen ortadan kaldıracak şekilde kesinti yapılamaz. Nafaka kesintileri ise öncelikli alacaklar arasında yer aldığı için bordroda diğer birçok kesintiden önce dikkate alınır.
Bu tür kesintilerin bordroda açık şekilde “icra” veya “nafaka” açıklamasıyla gösterilmesi önemlidir. Açıklamasız veya yanlış sınıflandırılmış kesintiler, hem çalışan açısından belirsizlik yaratır hem de işverenin denetimlerde risk almasına neden olabilir.
Disiplin ve Ceza Kesintileri
Hasar bedeli veya zimmet kaynaklı kesintiler, uygulamada en sık hataya düşülen sair kesinti türleri arasında yer alır. Özellikle işverenin tek taraflı değerlendirmesiyle yapılan bu kesintiler, ciddi hukuki uyuşmazlıklara yol açabilir.
- Hasar bedeli
- Zimmet kaynaklı kesintiler
Önemli not: Bu tür kesintiler işveren tarafından tek taraflı olarak uygulanamaz. Çalışanın yazılı onayı, açık rızası veya kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan yapılan kesintiler hukuka aykırıdır.
Örneğin; iş ekipmanına zarar verildiği iddiası veya kasa açığı gibi durumlarda, zarar doğrudan çalışanın maaşından düşülemez. Öncelikle olayın tespiti yapılmalı, çalışanın savunması alınmalı ve gerekirse tutanak düzenlenmelidir. Ancak bu sürecin sonunda dahi çalışanın yazılı kabulü yoksa kesinti yapılması mümkün değildir.
Aksi durumda, yapılan kesinti “ücret kesme cezası” kapsamında değerlendirilerek işveren aleyhine idari para cezası ve ücret iadesi yükümlülüğü doğurabilir. Bu nedenle disiplin ve ceza kaynaklı kesintilerde son derece dikkatli ve belgeli hareket edilmesi gerekir.
Sendika, Özel Sigorta ve Diğer Ödemeler
- Sendika aidatları
- Özel sağlık sigortası katkı payı
Bu kesintiler genellikle çalışanın açık rızasına dayanır.
Sendika aidatları, çalışanın ilgili sendikaya üyeliği kapsamında ve çoğu zaman yazılı talebi doğrultusunda maaştan kesilerek ilgili kuruma aktarılır. Aidat tutarı ve kesinti sıklığı sendika tüzüğüne göre belirlenir ve bordroda açık şekilde gösterilmesi gerekir.
Özel sağlık sigortası katkı payları ise işveren tarafından sağlanan yan haklar kapsamında ortaya çıkar. Bazı işyerlerinde sigorta primi tamamen işveren tarafından karşılanırken, bazı durumlarda çalışandan belirli bir katkı payı talep edilebilir. Bu durumda çalışanın sigorta sözleşmesini ve kesinti koşullarını önceden kabul etmiş olması gerekir.
Her iki kesinti türünde de ortak nokta, şeffaflıktır. Kesintinin hangi amaçla yapıldığı, tutarın nasıl belirlendiği ve ne kadar süre devam edeceği çalışana açıkça bildirilmelidir. Açıklaması yapılmayan veya onaya dayanmayan bu tür kesintiler, sair kesinti kapsamında hukuki ihtilaflara yol açabilir.
Maaşta Sair Ödeme Nedir?
Sair ödeme, standart maaş ve yan haklar dışında yapılan ek ödemeleri ifade eder. Kesinti değil, ödeme yönlü bir bordro kalemidir.
- Tek seferlik prim
- Özel teşvik ödemesi
- Geriye dönük fark ödemeleri
Sair ödeme kalemleri de mutlaka bordroda açık şekilde belirtilmelidir.
Bu tür ödemeler genellikle dönemsel, performansa bağlı veya istisnai durumlar sonucunda ortaya çıkar. Örneğin bir projeyi başarıyla tamamlayan çalışana verilen tek seferlik prim, sair ödeme olarak bordroya yansıtılır ve düzenli maaşın bir parçası değildir.
Geriye dönük fark ödemeleri ise çoğunlukla ücret artışlarının geçmiş dönemlere uygulanması, fazla mesai veya eksik hesaplanan hak edişlerin düzeltilmesi sonucunda yapılır. Bu ödemelerin hangi döneme ait olduğunun bordroda ayrıca belirtilmesi, hem çalışan hem de işveren açısından önemlidir.
Sair ödemeler de tıpkı kesintiler gibi şeffaf olmalıdır. Açıklaması yapılmayan, tutarı belirsiz veya gerekçesi net olmayan ödemeler, bordro karmaşasına ve denetimlerde soru işaretlerine yol açabilir. Bu nedenle her sair ödeme kalemi, dayanağıyla birlikte bordroda açık şekilde yer almalıdır.
Vardiya, puantaj ve izinleri tek panelde topla
Blogdan aldığın bilgileri pratik bir sisteme çevir. Takvim, personel ve rapor akışını tek ekrandan yöneterek operasyonu sadeleştir.
Sair Kesinti Yasal mı?
Kısa cevap: Şarta bağlı olarak evet.
Sair kesintinin yasal sayılabilmesi için aşağıdaki şartlardan en az birinin sağlanması gerekir.
- Çalışanın yazılı onayı
- Mahkeme veya icra kararı
- İş sözleşmesinde açık ve net hüküm
Bu şartlar yoksa yapılan sair kesinti hukuka aykırı kabul edilir.
Uygulamada en sık yapılan hata, çalışanın sözlü onayının yeterli görülmesidir. Oysa İş Kanunu ve yerleşik yargı kararlarına göre, maaştan yapılan kesintilerin büyük çoğunluğu için yazılı onay şarttır. Yazılı dayanağı olmayan kesintiler, çalışan tarafından sonradan talep edilebilir ve işveren aleyhine dava konusu olabilir.
Ayrıca iş sözleşmesinde yer alan genel ifadeler de tek başına yeterli sayılmaz. “Gerekli görülen hallerde kesinti yapılabilir” gibi muğlak hükümler, sair kesinti için açık rıza anlamına gelmez. Kesintinin türü, kapsamı ve sınırları net olarak belirtilmelidir.
Bu nedenle işverenlerin her sair kesinti için hukuki dayanağı önceden oluşturması, çalışanların ise bordrolarını düzenli kontrol ederek gerekçesiz kesintilere itiraz etmesi büyük önem taşır.
Yasal Kesinti ile Sair Kesinti Arasındaki Fark
| Yasal Kesinti | Sair Kesinti |
|---|---|
| Zorunlu | Zorunlu değil |
| Kanunla açık şekilde belirlenir | Duruma ve çalışana göre değişir |
| Çalışan onayı gerekmez | Çoğu zaman yazılı onay gerekir |
| SGK, gelir vergisi, damga vergisi gibi kalemleri kapsar | Avans, icra, nafaka, özel kesintiler gibi kalemleri kapsar |
Bu tablo, yasal kesinti ile sair kesinti arasındaki temel farkları net biçimde ortaya koyar. Yasal kesintiler tüm çalışanlar için standarttır ve işverenin inisiyatifinde değildir. Kanunla belirlenmiş oranlar üzerinden otomatik olarak uygulanır ve çalışan onayına ihtiyaç duyulmaz.
Sair kesintiler ise istisnai nitelik taşır ve çoğunlukla kişiye özeldir. Bu nedenle şeffaflık gerektirir. Açık dayanağı olmayan, bordroda gerekçesi belirtilmeyen sair kesintiler hem çalışan güvenini zedeler hem de işveren açısından ciddi hukuki riskler doğurur.
İnsan kaynakları ve bordro ekipleri için bu ayrımı doğru yapmak, bordro süreçlerinin sağlıklı işlemesi ve denetimlerde sorun yaşanmaması açısından kritik öneme sahiptir.
Vergi İndirimi Sair Kesintisi Nedir?
Bazı bordrolarda yanlış tanımlanan vergi indirimleri veya geçici düzeltmeler, hatalı şekilde sair kesinti olarak gösterilebilir. Bu durum mutlaka açıklanmalı ve kalıcı hale getirilmemelidir.
Özellikle önceki dönemlerde yanlış hesaplanan gelir vergisi matrahları, fazla veya eksik uygulanan indirimler bordroda düzeltme gerektirebilir. Bu tür geçici düzeltmeler, teknik olarak sair kesinti başlığı altında gösterilse bile çalışana mutlaka yazılı veya sözlü açıklama yapılmalıdır.
Aksi halde çalışan, bordrosunda gördüğü bu kesintiyi keyfi veya hukuka aykırı bir işlem olarak değerlendirebilir. Vergi indirimi kaynaklı düzeltmeler süreklilik arz etmemeli ve yalnızca ilgili dönemle sınırlı kalmalıdır. İnsan kaynakları ve muhasebe ekipleri için bu tür kesintilerin açıklama alanlarının doğru kullanılması, şeffaflık ve güven açısından büyük önem taşır.
Sair Kesinti İptali Mümkün mü?
Evet, mümkündür.
Sair kesintinin iptal edilebilmesi için öncelikle kesintinin hangi dayanağa göre yapıldığının netleştirilmesi gerekir. Eğer kesinti, çalışanın yazılı onayı olmadan veya herhangi bir mahkeme ya da icra kararına dayanmadan yapılmışsa, hukuka aykırı kabul edilir ve iptal edilmesi gerekir.
Bu durumda çalışan, bordroda yer alan kesintiyle ilgili açıklama talep edebilir ve gerekirse insan kaynakları veya muhasebe birimine yazılı itirazda bulunabilir. Açıklama sunulamayan veya belgelenemeyen kesintiler, geriye dönük olarak çalışana iade edilmek zorundadır.
İşveren açısından ise hatalı sair kesintilerin hızlı şekilde düzeltilmesi önemlidir. Yanlış uygulamaların devam etmesi, iş davalarına ve idari yaptırımlara yol açabilir. Bu nedenle her sair kesinti kaleminin süreli, gerekçeli ve belgeli olması; şartlar ortadan kalktığında ise derhal iptal edilmesi sağlıklı bir bordro yönetimi için kritik önemdedir.
Çalışan Ne Yapmalı?
- Bordro açıklamasını talep etmeli
- Yazılı onay verip vermediğini kontrol etmeli
- İK veya muhasebeye yazılı itirazda bulunmalı
Çalışanlar, bordroda yer alan sair kesintileri pasif şekilde kabul etmemeli ve her kesintinin dayanağını öğrenmelidir. Özellikle ilk kez karşılaşılan veya tutarı değişkenlik gösteren kesintilerde detaylı açıklama istemek en doğal haktır. Yazılı onay verilmediği hâlde yapılan kesintiler kayıt altına alınmalı ve mümkünse e-posta gibi yazılı kanallar üzerinden itiraz edilmelidir.
Sorunun kurum içinde çözülmemesi durumunda çalışan; arabuluculuk, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başvuruları veya hukuki yollarla hakkını arayabilir. Bu süreçlerde bordro ve yazışmalar önemli delil niteliği taşır.
İşveren Ne Yapmalı?
- Kesinti dayanağını belgelemeli
- Bordroda açık açıklama kullanmalı
- Süreklilik arz eden sair kesintilerden kaçınmalı
İşverenler açısından en kritik nokta, her sair kesintinin hukuki ve idari dayanağının net olmasıdır. Çalışanın yazılı onayı, mahkeme kararı veya sözleşme hükmü bulunmayan kesintiler bordroya yansıtılmamalıdır. Aksi hâlde işveren, denetimlerde ve iş uyuşmazlıklarında haksız duruma düşebilir.
Ayrıca bordro kalemlerinde kullanılan ifadeler açık, anlaşılır ve gerekçeli olmalıdır. “Sair kesinti” başlığı altında toplanan belirsiz kalemler yerine, mümkün olduğunca kesintinin nedeni belirtilmelidir. Süreklilik arz eden kesintiler için ise mutlaka alternatif ve yasal çözümler değerlendirilmelidir.
Sair Kesintilerini Önlemek İçin Nelere Dikkat Edilmeli?
- Bordro kalemleri açık ve anlaşılır olmalı
- PDKS ve bordro entegrasyonu doğru kurulmalı
- Çalışanlara düzenli bilgilendirme yapılmalı
- Her kesinti mutlaka belgeli olmalı
Sair kesintilerin önlenmesinde en etkili yöntem, şeffaf ve izlenebilir bir bordro süreci oluşturmaktır. Çalışanların maaş hesaplamalarının hangi verilere dayandığını bilmesi, olası itirazların ve yanlış anlaşılmaların önüne geçer. Bu noktada fiili çalışma süreleri, fazla mesai ve devamsızlık bilgilerinin doğru kaynaktan alınması büyük önem taşır.
PDKS verilerinin bordro süreçlerine doğru şekilde yansıtılması, hatalı kesinti riskini azaltır. Ayrıca çalışanlara düzenli bilgilendirme yapılması ve bordro kalemlerinin sade bir dille açıklanması, hem çalışan memnuniyetini artırır hem de hukuki riskleri minimize eder.
Patron PDKS ve Bordro Sistemlerinde Sair Kesinti Yönetimi
PDKS sistemleri, doğrudan kesinti yapmaz; ancak kesintilerin dayanağı olan fiili çalışma verilerini net şekilde ortaya koyar.
- Hatalı kesintiler erken fark edilir
- Fazla mesai, devamsızlık ve eksik günler netleşir
- Bordro şeffaflığı artar
Patron PDKS’nin Detaylı Puantaj ve Hesaplama altyapısı sayesinde, bordroda yer alan sair kesintilerin hangi çalışma verisine dayandığı net biçimde analiz edilebilir. Bu da hem çalışan hem işveren açısından güven sağlar.
Özellikle avans geri ödemeleri, eksik gün kaynaklı kesintiler veya fazla mesaiye bağlı farkların doğru hesaplanabilmesi için güvenilir puantaj verileri kritik rol oynar. Patron PDKS, fiili çalışma sürelerini objektif şekilde kayıt altına alarak bordro tarafında yapılacak hesaplamalara sağlam bir zemin sunar. Böylece bordroda yer alan sair kesinti kalemleri daha açıklanabilir, izlenebilir ve denetlenebilir hâle gelir.
Sık Sorulan Sorular
Sair kesinti maaşın ne kadarını kapsar?
Yasal bir üst sınır bulunmamakla birlikte, sair kesintiler keyfi şekilde ve çalışanın geçimini tehlikeye sokacak oranda uygulanamaz. Kesintinin tutarı; dayanağına, çalışanın onayına ve ilgili hukuki belgelere uygun olmalıdır. Aksi hâlde yapılan kesinti, orantısız kabul edilerek iade edilmek zorunda kalabilir. Bu nedenle her kesinti, ölçülülük ilkesine uygun şekilde değerlendirilmelidir.
Sair kesinti her ay olabilir mi?
Hayır. Sair kesintiler geçici ve istisnai nitelikte olmalıdır. Aynı başlık altında her ay tekrarlayan kesintiler, fiilen yasal bir kesinti gibi algılanır ve denetimlerde ciddi risk oluşturur. Süreklilik arz eden kesintiler için ya yasal bir kesinti tanımı yapılmalı ya da ilgili borç ve ödeme planı açık şekilde düzenlenmelidir.
Sair kesinti geri alınabilir mi?
Evet. Eğer kesintinin hukuki bir dayanağı yoksa, çalışanın yazılı onayı bulunmuyorsa veya bordroda gerekçesi açıkça belirtilmemişse, sair kesinti geri alınabilir. Bu durumda işveren, yapılan kesintiyi çalışana iade etmekle yükümlüdür. Bordro kayıtları ve yazılı belgeler bu sürecin en önemli dayanağını oluşturur.
